Türk Ağacına Neden F-35 Eklenmeli

Türk ağacında F-35’in yer almasını savunmak güçlü temellere dayanmaktadır. Türkiye, F-35 Joint Strike Fighter (JSF) programına yalnızca bir alıcı olarak değil, aynı zamanda ortak üretici olarak dahil olmuştur. Bu kapsamda Türk savunma sanayii; gövde parçaları, iniş takımı bileşenleri ve çeşitli yapısal unsurların üretiminde aktif rol üstlenmiştir. (Japon Nikkei gazetesine konuşan Erdoğan, Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasıyla ilgili, "F-35 projesi için zaten 1,25 milyar dolar ödeme yaptık.)

Alp Havacılık: 2004 yılından itibaren programa destek veren Alp Havacılık, F-35 uçak gövdesi yapısal parçaları ve asambleleri, iniş takımı bileşenleri ve motor için F135 motoru titanyum entegre kanat rotorları üretiyordu.

ASELSAN: F-35 Elektro Optik Hedef Sistemi’nin parçası olan gelişmiş optik bileşenler için üretim yaklaşımları geliştiren ve F-35 CNI Aviyonik Elektronik Arabirim Kontrol Cihazı üzerinde Northrop Grumman ile birlikte çalışan ASELSAN tam ölçekli üretim faaliyetlerini de başlatmıştı.

AYESAŞ: AYESAŞ 2018’de iki temel F-35 bileşeni olan füze uzaktan kumanda arabirimi ve panoramik kabin ekranının elektronik kartlarının tek tedarikçisiydi.

FOKKER ELMO: F-35 Elektrik Kabloları ve Ara Bağlantı Sistemi’nin (EWIS) yüzde 40’ını üretmekteydi FOKKER ELMO ayrıca, tüm merkezi bölüm kablo sistemleriyle TAI’yi destekliyordu. FOKKER ELMO ayrıca motor için, büyük bir kısmı İzmir’deki tesislerinde üretilen EWIS’i geliştirdi.

HAVELSAN: 2005 yılından itibaren F-35 eğitim sistemlerini destekleyen HAVELSAN, gelecekte Türk F-35 Entegre Pilot ve Bakım Eğitim Merkezi (ITC) ve Türkiye’deki ilgili eğitim sistemlerinin geliştirilmesi için öncü bir rol üstlenmişti.

Roketsan ve TÜBİTAK-SAGE: ROKETSAN ve TUBITAK-SAGE birlikte, 5. nesil savaş uçağı F-35 uçağında dahili olarak kullanılacak hassas güdümlü Stand-off Füzesi’nin (SOM) geliştirme, entegrasyon ve üretimini yürütüyordu.

KALE HAVACILIK: 2005 yılından itibaren F-35’i destekleyen KALE HAVACILIK, TAI ile birlikte F-35 uçak gövdesi yapısal parçalarını ve düzeneklerini üretiyordu. Üç uçak tipinin de iniş takımı kilit asambleleri için Heroux Devtek’i tek tedarikçi olarak destekleyen Kale Havacılık ayrıca, motor donanımlarının üretimi amacıyla İzmir’de Pratt & Whitney ile bir ortak girişim oluşturmuştur.

MIKES: 2004 yılından itibaren F-35 Programı’nı destekleyen MIKES, British Aerospace Engineering (BAE) ve Northrop Grumman için F-35 uçak bileşenleri ve asambleleri sağlıyordu.

TUSAŞ: 2008 yılından itibaren F-35 Programı’nı stratejik olarak destekleyen ve tüm F-35 uçaklarında kullanılan donanımları sağlayan TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii), Northrup Grumman ile birlikte uçak orta gövdesi üretim ve montajı, kompozit dış kaplama ve silah bölmesi kapakları ile fiber kompozit hava girişi kanallarının üretimini yürütüyordu. Havadan Yere Pilonlar ve adaptörler dahil F-35’in Alternatif Görev Ekipmanları’nın (AME) yaklaşık yüzde 50’sini üreten TUSAŞ, ayrıca Otonom Lojistik Global Destek (ALGS) sistemi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin organik depolarını temsil etmek üzere seçilmişti.)

Programdan çıkarılmadan önce Türkiye, uçaklar için gerekli ödemeleri fiilen yapmış, hatta kendisine tahsis edilmiş ve Türk Hava Kuvvetleri’ne özgü kamuflaj şeması hazırlanmış F-35A’lar dahi mevcuttu.

Bununla da sınırlı kalmayıp, Türk Hava Kuvvetleri personeli F-35 için resmî eğitim sürecine alınmış, pilotlar ve bakım personeli ABD’de eğitim görmüştür (İlk F-35 pilotlarımız: Binbaşı Halit Oktay ve Binbaşı Mustafa Onur Kara)

New folder (4)_f35-2

image

Bu durum, Türkiye’nin F-35’i yalnızca “planlanan” değil, operasyonel olarak teslim almaya ramak kalmış bir platform olarak değerlendirilmesini gerektirir. Uçakların Türk hangarlarında bulunmamasının nedeni teknik, finansal ya da askeri yetersizlikler değil; tamamen siyasi ve jeopolitik kararlar sonucudur.

Bu nedenle, bir Türk hava ağacında F-35’in yer alması, “varsayımsal” veya “alternatif tarih” kapsamına değil; yarım kalmış ama somut ve belgeli bir tedarik sürecine dayanmaktadır. Bu oyunda, hiç sipariş edilmemiş ya da yalnızca prototip aşamasında kalmış platformlar yer bulurken; parası ödenmiş, pilotu eğitilmiş ve üretim sürecine katkı verilmiş bir uçağın dışlanması tutarlı değil.

Sonuç olarak F-35, Türkiye açısından kâğıt üzerinde kalmış bir hayal değil; siyasi sebeplerle teslimatı engellenmiş, ancak tüm askerî ve teknik şartları karşılanmış bir platformdur. Bu bağlamda Türk ağacına eklenmesi hem tarihsel gerçekliğe hem de mantıksal tutarlılığa uygundur.

image

1 Like